Reflü Nedir? Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıldır?

Reflü mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması demektir. Yemek borusunun alt kısmında bulunan kapakçıkta gevşeme olduğunda, mide asidi yemek borusuna kaçarak mide ekşimesine, mide ve göğüste yanmalara, ağıza acı- ekşi su gelmesi gibi şikayetlerin ortaya çıkmasına neden olur.

REFLÜ NEDİR VE KİMLER RİSK ALTINDADIR?

Normalde sindirim sistemimizdeki içeriğin hareketi ağızdan, yutma borusuna, yutma borusundan mideye ve mideden de onikiparmak barsağına doğrudur. Reflüde ise mide içeriği yemek borusuna geri kaçmaktadır.

Asitli mide içeriği yemek borusuna gelir ve uzun süre orayla temas eder ve böylece yemek borusu asitten kendini koruma özelliğini yok eder. Bu geriye kaçan sıvı hastaların bir kısmında yemek borusuna zarar verebilmektedir. Geriye kaçan sıvı içine mide asidi ve protein sindirilmesinde kullanılan pepsin adlı bir enzim bulunmaktadır. Bu sıvıda yemek borusuna en zararlı madde asittir. Bu asit sadece mideye değil yemek borusu, boğaz, ses telleri ve akciğerlere de zarar vermektedir.

Yemek borusunun alt ucunda mide içeriğinin yemek borusuna geçişini engelleyen bir kapak mekanizması vardır. Reflü hastalarında en sık görülen özellik bu mekanizmanın gevşekliğidir.

Reflü, insanların hayat kalitelerini ciddi olarak etkileyen kronik bir hastalıktır. Reflü, gün içinde ayakta veya gece yatakta olabilir. Bazı hastada gece, bazı hastada gündüz reflüsü ön plandayken, kimi hastalarda da hem gece hem gündüz reflüsü olabilir. Gece ve gündüz reflüsü benzer sıklıkla görülürken, gece reflüsü daha ciddi seyreder.

Gece reflüsü ile gündüz reflüsünün oluş mekanizmaları, bulguları ve tıbbi tedavileri farklılık gösterir. Reflü hastalığı gastrit, ülser, safra kesesi hastalıkları, farenjit, sinüzit, astım, alerji, akciğer hastalıkları ve kalp hastalıkları ile kolayca karışabilir. Eskiden gastrit, ülser veya safra kesesi hastası olduğu sanılanların bir kısmının reflüsü olduğu anlaşılmıştır.

Reflü, tedavi edilmemesi halinde ciddi sorunlara yol açmaktadır. Örneğin yemek borusunda iltihap, ülser, kanama ve daralmalar.

Ufacık bebeklerden tutun da, yaşlılar da bile gözlenebilen bir durumdur reflü. Ancak en sık 30- 40 yaş grubunda ortaya çıkmaktadır. Kuşkusuz şişmanlık, bazı genetik özellikler ve karın içi basıncını arttıran nedenler risk faktörü olarak sayılabilir ama bunlar ön koşul değildir. Bebeklerdeki reflü durumları sıklıkla bebeğin gelişimi ile birlikte ileri tedavi gerektirmeksizin ve sıklıkla 4 yaşına kadar kendiliğinden düzelir.
Hamilelik de karın içi basıncında artma sonucu reflüyü tetikleyen bir durumdur ve gene doğumu takiben çoğu hamilelikle tetiklenen reflü durumları düzelmektedir.

REFLÜ NEDEN OLUŞUR?

Reflünün oluşmasında birkaç faktör sayabiliriz.
- Genetik faktörler kişinin reflü olmasına yada yatkın olmasına sebep olur.
- Yemek borusu ile mide arasında gevşek bir kapakçık mekanizması vardır. Yiyeceklerin sadece aşağı doğru tek yönlü hareket etmesine izin veren bu kapakçık mekanizmasının bozulması bir faktördür.
- Mide fıtığı olan hastalarda, midenin bir kısmı veya onunla beraber kapakçık mekanizması göğüs boşluğuna kaymıştır. Mide fıtığı olan hastalarda, hem kapakçık mekanizması bozulmuştur, hem de göğüs boşluğundaki negatif basıncın etkisi ile mide içeriği yemek borusundan yukarı kaçar.
- Yaşam biçimimiz ve çevresel faktörler: örneğin alkol ve sigarayı bırakmak, kilo vermek, gelişigüzel kullandığımız ilaçları kesmek, öğünlerde küçük porsiyonlar yemek, dokunan gıdalardan kaçınmak, gazlı, sodalı veya kafein içeren içecekler tüketmemek gibi.

REFLÜ BELİRTİLERİ NELERDİR?

- Göğüste yanma ve ağıza acı su gelmesi,
- Midede yanma ekşime, dolgunluk hissi,
- Bulantı- kusma,
- Ses kısıklığı,
- Sesin sabahları çatallanması,
- İnatçı bir öksürük,
- Boğazda takılma hissi veya sıklıkla boğazı temizleme ihtiyacı,
- Astım,
- Farenjit,
- Ağız kokusu,
- Dişlerde mine kaybına bağlı hassasiyet,
- Uyku kalitesinde bozukluk, horlama ve uyku apnesi

REFLÜ TEŞHİSİ NASIL KONUR?

Hastanın şikayetleri bazen tipik reflü belirtileri gösterirken bazen de atipik belirtiler göstermektedir. Bu nedenle hastanın şikayetleri çok iyi dinlenmeli ve ona göre bir teşhis konmalıdır.
Teşhisi koyarken yapılması gereken başlıca tetkikler şunlardır.
- pH Ölçümü
- Gastroskopi
- Manometre
- Yemek Borusu Filmi

pH ÖLÇÜMÜ
Bel kemerine takılan bir ölçüm cihazı ile yemek borusu ve mide içindeki asit değişiklikleri 24 saat boyunca izlenir ve hastanın reflüsü olup olmadığı anlaşılmış olur. Bu yöntemle hastalığın kesin tanısı
reflünün tipi ve neyin tetiklediği, hangi saat diliminde reflünün baş gösterdiği, hangi gıdaların hastaları rahatsız ettiği gibi bir çok şey ölçülebilir.

GASTROSKOPİ
Ağızdan itibaren, yutak, yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağının direkt göz ile tetkik edildiği tanı yöntemidir. Yaklaşık 10 dakika sürmektedir. Hastaya sedasyon uygulaması yapıldığından hasta rahatsız olmadan işlem tamamlanır. Gastroskopi ile sindirim sistemi içinde ülser, gastrit, iyi ve kötü huylu tümörler ile diğer hastalıkları görme ve biopsi alma şansı vardır. Gastroskopi kronik reflü hastalığı olan kişilerde, bir yaştan sonra her yıl tekrarlanmalıdır.

MANOMETRE
Manometre, yemek borusu içindeki ve alt ucundaki kapakçıktaki basıncı ölçmeye yarayan bir tıbbi cihazdır. Yemek borusu alt ucundaki kapakçık sisteminin basıncını görüp, doğru çalışıp çalışmadığını anlamak mümkündür. Ayrıca yemek borusunun içindeki basıncı ölçerek, yemek borusunun içindeki gıdaları aşağı doğru pompalama işlevini ne kadar yerine getirdiğini görme şansı vardır.
Manometre tetkiki, reflü hastaları için hem ayırıcı tanı da hem de ameliyat öncesi hazırlık aşamasında kullanılır. Manometre hasta uyutulmadan 20 dakika sürede gerçekleştirilen bir işlemdir. Burun ve geniz lokal anestezi ile uyuşturulduktan sonra, burun deliğinden itilen ince bir tüp yutma borusu içine yerleştirilerek ve hastadan yudum yudum su içmesi istenerek yapılan bir ölçümdür. Hasta manometre yaptırmadan önce 8 saat hiçbirşey yememelidir ve ilaç almamalıdır.

YEMEK BORUSU FİLMİ
Bu tetkik hastanın ağızdan verilen sıvı maddeyi yutarken bunu X- ray makinası ile izleme (sineradyografi) ve basit bir film çekme esasına dayanan bir yöntemdir ve hasta için son derece kolay olup 10 dakikalık bir işlemdir. Anti- reflü ameliyatı adayı olan tüm hastalarda mutlak surette uygulanması gereklidir.

REFLÜ VE TEDAVİ

Başlangıç düzeyindeki bir reflü hastasının ilk tedavisi yaşam biçimi ve beslenme değişikliği olmalıdır. Hastanın yaşamında yapabileceği küçük değişiklikler yakınmalarda önemli düzelmeler sağlar. Buna karşılık, önlemleri almaya rağmen hastada sürdürülebilir bir rahatlık hali sağlanamıyorsa ilaç tedavisi başlamak gerekir. Kendisine önerilen tedaviyi uygulamakta sorun yaşayan hastalar ile ilacı kesince şikayetleri hızla yeniden ortaya çıkan hastalarda da cerrahi tedavi kesin çözüm olabilir.

Reflü hastalığında ameliyat hangi koşullarda gerekir?
- İlaç ve önlemlere karşın şikayetlerin kontrol altına alınamaması
- Genç hastanın ömür boyu ilaç ve önlem almayı ve diyet yapmayı istememesi
- Erken evre Barrett durumu

REFLÜ VE AMELİYAT

LAPAROSKOPİ:
Ameliyat genel anestezi altında laparoskopik yöntemle karın duvarına açılan 4- 5 minik delikten uygulanır.

Tüm laparoskopik ameliyatlarda olduğu gibi önce karın içi CO gazı ile şişirilir. Yemek borusu ile midenin birleştiği yer bulunur. Eğer hastada mide fıtığı varsa bu bileşke yeri karın içinden yukarı kaymış, göğüs boşluğu içine geçmiştir. Mide tekrar aşağı çekilip, kapakçığın olduğu bölge olması gereken normal yerine tespit edilir. Midenin yeniden yukarı kaçmasını önlemek için diyaframdaki açıklık dikişle veya özel fıtık yamaları ile onarılır. Mide ile yemek borusunun birleştiği yere, mideden yapılan bir manşon dikilip, buradaki kapakçığın sıkılığı arttırılır.

Ameliyatı takiben hastalar ertesi günü taburcu edilir. İlk günlerde sulu gıda ile beslenen hastanın yemek rejimi yavaşça açılıp yaklaşık bir hafta içinde normal beslenmesi sağlanır.

Ameliyat reflü hastalığında kesin çözümdür ve doğru tanı, doğru seçilmiş hastalarda uzun dönem başarı oranları % 95 civarındadır. Ayrıca ilaçların reflüyü önlemediği sadece reflü olan sıvının içindeki asidi nötralize ettiğini unutmamak gerekir. Dolayısıyla ilaçlar geçici, cerrahi ise kesin tedavi gibi düşünülebilir.

Ameliyat sonrası ağrı minimaldir. Tüm laparoskopik ameliyatlardan sonra olduğu gibi birkaç gün hastanın omuz ağrısı olabilir. Ameliyat sonrasında hasta aynı gün ya da bir gün sonra taburcu olur ve bir hafta kadar sonra da iş ve gücünün başına dönebilir. Kesi olmadığı için estetik sonuç mükemmeldir ve milimetrik delik izleri dışında birşey kalmaz. En önemlisi artık hastanın hiçbir ilaç almasına gerek olmayacaktır. Ağıza acı su gelmesi, göğüs arkasındaki yanma hissi, sık ses kısıklıkları gibi tüm belirtiler süresiz biçimde ve hem de hiç ilaç almadan tamamen ortadan kalkar. Geniz problemlerinde iyileşme oluşması biraz zaman alabilir. Yukarı kaçak ve yutma borusu tahrişi ortadan kaldırıldığı için çok uzun dönemde yutma borusu kanseri riski de azaltılmış olur.

REFLÜ VE DİYET

Cola, soda gibi gazlı içecekler içmemek, öğünlerde mideyi tıka basa doldurmamak, özellikle akşam son öğünde fazla yememek, yemekten en az 2- 3 saat sonra yatmak, dar kemerler takmamak,
dar pantolonlar giymemek, yatağın baş kısmını 12- 15 cm yukarı kaldırmak yada kama şeklinde reflü yastığı kullnamak ve kilo vermek gibi yöntemler reflü hastasının kısmen rahatlamasına yardımcı olur.

Sigara içmemek, asitli içecekler, domates, çikolata, sarımsak, soğan, susam, alkol, tarçın, nane, ve yağlı yiyecekler tüketmemek reflü hastalarını oldukça rahatlatacaktır. Bunları engellerken proteinden zengin beslenmek basınç artışını sağlayacağı için hastaya iyi sonuç verdirecektir.

Reflü hastaları yoğurt ve süt tatlıları gibi hazmı kolaylaştıracak gıdalar tüketmeliler. Yemekleri az fakat sık sık yemelidirler. Hasta çok kilolu ise kilo vermesi reflü şikayetini azaltacaktır.

HAMİLELİKTE REFLÜ

Tüm gebeliklerin 2/3'ünde reflü sıkıntıları başgösterir. Gebelikte mide reflü görülme nedeni özelliklegebelik sırasında artan progesteron hormonudur. Gebelik ilerledikçe karın içi basıncın artması ve bunun mide üzerinde oluşturduğu baskı da yakınmaları artırır. Bu basınç düşünce, görevini yerine getiremeyen kapakçık, asitli mide içeriğin yemek borusuna geçmesine engel olamaz ve hastanın yakınmaları başlar.

Doğumu takiben reflü sıklıkla ve genellikle kendiliğinden geçer. Hamileliğin ileri aylarında rahmin de büyümesine bağlı olarak reflü daha sıkıntılı seyreder. Gebelikten önce reflü varsa şiddet gebelikte iyice artar. Çoğul doğurmuşluk durumunda reflü daha şiddetli seyreder.

Hamilelikte reflüyü tetiklediği bilinen gıdalardan uzak durmak gerekir. Çikolata, narenciye ve suları, domates ve domates ürünleri, hardal, sirke, naneli gıdalar, baharatlı, yağlı yüyecekler... Kafein içeren içecekler (kahce, çay kola) kapakçık basıncını düşürür, bunlardan uzak durmak gerekir.

Normal reflü olgularından farklı olarak, gebeliğin bitmesi ile hasta hızla reflü yakınmalarından kurtulur. Reflü kısa sürdüğü için de önemli bir komplikasyon gelişmeksizin doğum ile beraber reflu da ortadan kalkar.

Geri Ok Geri Dön


YORUM YAZ


E-postanız Yayınlanmayacaktır.

Karakter Kaldı

BU KONU HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

fatos
Gercekden cok guzel bir aciklama ayni sikayetler bende var migde kapagim calismiyor dedi doktorum bu ilac tedavilerler gecermi yoksa amaliyat olmami gerek yas 33 migdede safra suyuda fazla cikti ne yapmamamiz gerek tesekurler

Musa Taskin
Gereckten cok güzel acikllamalar yapilmis Ben bunlari okurken cok aydinlandim bunlari yazanlara cok tesekkür ederim sükranlarimi sunarim ayni rahatsizliklari yasiyorum burda okuduklarim sayesinde bilgi sahibi oldum cok tesekkür ederim

yağmur
doktor bende reflü olabileceğini söyledi bu yazıyı çok beğendim

refik karayel
bende reflü olduğu tespit edildi bu yazınızı çok beğendim çok yardımcı oldu teşekürler

nurcan damar
bir hafta acı biber yedim sonra bende reflü ve gasstrit var ağzıma acı su ve nefes almada zorluk çektim bu acı biberden olabilirmi

yüksel topaloğlu
arkadaşlar bende bu rahatsızlık 20 seneden fazla var mide yanması ekşime olması ama sırtımı üşüttüğüm zamanlar oluyo genelde son anda farkettim bu gece midemden ekşi su gelir gibi oluyordu yatağımdan kalktım sırtımı ısıttım geçti acaba neden böyle

zeynel
kahvaltı ve yemekten hemen sonra veya arada aldığım herhangi bir gıdadan sonra karnımda gereğinden fazla şişme ve aşırı derecede gürül deme sesleri bogazimda kaynama ve eksi me başladı günün her saati oluyor özellikle aç karna karnımda aşıri gürül

Gülcan
Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler. Ayrıca hasta arkadaşlara bu hastalıktan kurtulan birinin yazısını öneriyorum bana çok faydası oldu. Bakınız : http://tavsiyenipaylas.com/Tavsiyeler/13/refluden-nasil-kurtuldum

hayrettin ucar
benim sorunum yemek yedigim zaman basim asagidaysa yemek geri geliyor doktora gitim endeskopi cekti mide kapagi gevsek dedi. bende kalp sorunu var iki tane stent var acaba ameliyat olursam kalpte herhangi bir sorun olurmu. ne yapmam gerekir tesekurler

Fatma can celebi
Benim biri 2.5 yaşında biri 8 aylık iki tane çocuğum var ve ikiside reflü hastası. Doktor gaviscon toz veriyor ama nafile. Her öğün kusuyorlar. Püresi veriyorum ikisine de pütürmüklü yediremiyorum. Blenderdan geçirerek yediriyorum ama yine de kusuyor

uğur
arkadaşlar anladığım kadarıyla bende reflü hastasıyım lakin yukarıda okuduğum kadarıyla ve anladığım kadarıyla ilaç tedavisi ve diğerleri sadece geçici çözüm kalıcı ve %95 başarılı olan tek tedavi cerrahi operasyon (ameliyat) bence acil teşhis tedavi

ahmet oktay
arkadaşler 5 ay once bende ağız kokusu başladı boğaz yanmasi oksuruk sanki boğazımda bir şey var gibi yuksek sesle konuşamıyordum konuştuğumda boğazımda yanma ve bi cisim batıyor gibiydı ama 1 aydır oksuruk geçmiş bu reflü ola bilir mı acaba cvp b tşk

özcan ekinci
panto ve bulantı hapları kullanıyorum ancak sonuçsuz kaldım-ağrı bulantı kusma kilo kaybı bunlarşa savaşırken sen nasıl bir yol takip edesceksin ve sonuç alırsan lütfen bana da yardımcı olursan şu hastalıktan kurtulayım. 05062506235

özcan ekinci
sevgili hüseyin bu reflü bende 10 yıldır mevcut fakat son 3 ayda artık dayanılmaz hale geldi ankarada gitmediğim dr kalmadı 2 kez endeskopi yaptılar hep ilaç verdiler ve şu ana kadar hiç biri ameliyat demedi. ama ilaçla rda çare olmadılaberes.panto

hüseyin
Reflü hastasıyım hastalık hakkında hertürlü bilgiyi aldım. Henüz amaliyatlık olduğum kanısında değilim. Bu yüzden hastalığın oluşumunu tetikleyen etkenleri yapmamaya özen göstererek bir süre hastalığa savaş açacağım. Kararımı daha sonra vereceğim. Teşekkürler.