İktidarsızlık: Erkeklerin Korkulu Rüyası

İktidarsızlığın sorumlusu stres değil, hastalıklar!
Yapılan araştırmalara göre, Türk erkeği yorgun ya da stresli olduğundan iktidarsızlık sorunu yaşadığını düşünüyor. Oysa, uzmanlara göre sorunun
kaynağında fiziksel hastalıklar ve sigara tüketimi yatıyor. Doktora başvuran hastalar, eşleri dahi farkına varmadan modern yöntemlerle kısa sürede tedavi oluyor.Türk erkeğinin en büyük sorunu olan iktidarsızlık, aynı zamanda Türk erkeğinin en büyük korkusu. Cinsel ilişki konusunda en fazla kaygıyı ise çok çalıştıkları zaman yaşıyorlar.Yapılan araştırmalara göre, erkekler çok yorgun ya da stresli olduklarında iktidarsızlık sorunu yaşadıklarını düşünüp, ekonomik kaygılarının cinsel hayatlarına yansıdığını düşünerek yıllarca bu sorunu çekiyor. Oysa, bu rahatsızlığın temelinde belki de bir kalp hastalığı ya da aşırı sigara tüketimi yatıyor. Cinsel hayatı mutsuz erkekler, bu mutsuzluğu hayatlarının diğer alanlarına da taşıyabiliyor.

İktidarsızlık ne zaman hastalık olur?
Tıp dilinde 'cinsel işlev bozukluğu' dediğimiz durum, halk arasında 'iktidarsızlık' diye adlandırılıyor. Ancak, iktidarsız kelimesi Türk toplumunda aşağılama olarak kullanıldığından 'cinsel işlev bozukluğu' veya 'sertleşme sorunu' demeyi tercih ediyoruz. Üç ayı aşkın bir süre içinde, bir insanın cinsellikle ilgili arzu duyup ilişkiye girmek için yeterince sertleşme elde edememesi durumuna 'sertleşme sorunu' adı verilir. Yani, hayatının belirli
bir döneminde tek bir kez başarısız olan insanın hemen doktora koşması gerekmemektedir. Ancak, bu durum altı ay devam ederse doktora başvurmalıdır.

Sertleşme sorunu yaygın görülen bir hastalık mı?
Araştırmalara göre, tüm dünyada 1995 yılında sertleşme problemi yaşayan erkek sayısı 152 milyon ve bu rakamın 2025 yılında 222 milyonu bulması bekleniyor.
Sebep olarak da, beslenme ve yaşam tarzındaki değişikliklerden strese kadar birçok faktörün etkili olduğu düşünülüyor. Bu hastaların sadece yüzde 2'lik kısmında sorunlar doğru teşhis edilerek, edavi doğru yapılabiliyor. Yüzde 98'inde ise maalesef ya doğru teşhis ya da doğru tedavi eksikliği oluyor. Türkiye'deki çalışmalarımızda tespit ettiğimize göre, 40 yaş üzerindeki erkeklerde cinsel fonksiyon bozukluğu oranı yüzde 70'e kadar çıkıyor. Bunu üçe ayırdık; hafif, orta, ağır olarak... Ağır derecede cinsel fonksiyon bozukluğundan yakınanlar doktora mutlaka başvuruyor. Çünkü bu kişilerin cinsel hayatlarını sürdürmek için yardım almaları gerekiyor. Ama ikinci gruptaki, yani hafif ve orta derecede olan gruptaki insanlar halen doktora başvurmuyor. Bu grupta sıkıntı şu: Bu insanlar cinsel sorunları olduğunun farkında değil. Farkında olsalar bile, belki de tedavi edilebileceğini bilmiyorlar.

İktidarsızlık neden kaynaklanıyor?
1990'lara kadar iktidarsızlık sorunlarının yüzde 90'ının psikolojik kökenli olduğu kabul ediliyordu. Yapılan araştırmalarda da bu ortaya çıkıyordu. Ancak 2000'li yıllarda sertleşme sorununun esas büyük nedeninin organik olduğu belirlendi. Ama organik nedenlerle birlikte psikolojik nedenler de etkili oluyor.

Kullanılan bazı ilaçlar iktidarsızlığa neden olabilir mi?
İlaç yan etkisi olarak, hali hazırdaki tedavilerden 200 tanesi bazı vakalarda ereksiyon bozukluğuna neden olabilmektedir. Bunların başında yüksek tansiyon ilaçları, antipsikotikler, antidepresanlar, H2 blokerler ve arterleri daraltan belli başlı sakinleştiriciler yer alır. Şeker hastalığı iktidarsızlık için önemli bir nedendir. Bütün şeker hastası erkeklerin yüzde 35'inden fazlasında ereksiyon bozukluğu vardır. Sinirsel bozukluklar; örneğin omuriliğin hasar görmesi, damar sertliği (MS) cinsel işlev bozukluğunun nedenlerindendir. Alkolizm ve uyuşturucu alışkanlığı, aşırı sigara tüketimi, hormon dengesizliği (örneğin testosteron düzeyinin düşük olması) ereksiyon bozukluğuna yol açabilir.

İktidarsızlığın tedavisi hastalar tarafından çoğu zaman ihmal mi ediliyor?
Ereksiyon bozukluğu çeken erkeklerin birçoğu tedavi yollarını araştırmaz. Doktorlar da tıbbi muayeneleri sırasında rutin olarak cinsel işlev konusunda soru sormaz. Bu tür tartışmalar önemlidir.
Çünkü aslında milyonlarca erkekte bu sorun vardır ve ereksiyon bozukluğu altta yatan bir hastalığın, örneğin şeker hastalığının, kalp- damar hastalığının, prostat kanserinin, alkol veya uyuşturucu alışkanlığının ilk tanınabilir belirtisi olabilir. Ereksiyon bozukluğu yaşayan erkeklerin, bu konuda çeşitli etkili tedavilerin bulunduğundan haberleri olmayabilir; tedavi için kime başvuracaklarını bilmiyor olabilirler veya sadece utanıyorlardır.

Ereksiyon bozukluğu, yani iktidarsızlık nasıl teşhis edilir?
Ereksiyon bozukluğu bir kere tespit edildikten sonra, çeşitli muayeneler ve testlerle sorunun gerçek sebebi, yani psikolojik kökenli mi yoksa organik/fiziksel kökenli mi olduğu bulunabilir.
Doğru tedaviyi yapabilmek için önce doğru tanı koymak gerekir. Bunun için doktorun hastadan isteyeceği bazı tetkikler vardır:

- Hastalığın hikâyesi: Doktorunuz öncelikle sizinle ve eşinizle - birlikte veya ayrı ayrı - görüşecek ve yakınmalarınızın ayrıntılarını soracaktır.
- Muayene ile olası bozukluklar teşhis edilmeye çalışılacaktır. (Örneğin: penisin eğriliği, testislerin durumu vb.)
- Kan şekeri, hormonlar, kolesterol, trigliserit, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri gibi gerekli görülen testler istenir.
- Psikogram ve psikolojik değerlendirme yapılacaktır.
- Kan damarlarının durumu değerlendirilecektir. (İğne testi, doppler US, kavernosometri/grafi, anjiografi, uyku testi NPT: Bilgisayarlı kaydedici ile gece boyu peniste meydana gelebilecek ereksiyonların kaydedilip bilgisayar tarafından yorumlanması.)

İktidarsızlık nasıl tedavi ediliyor?
Sorunun sebebine ve derecesine bağlı olarak, mevcut tedaviler arasında; intrakavernosal enjeksiyonlar gibi ilaç tedavileri, ağızdan ilaç tedavisi, sistemik ilaç tedavisi, arter ameliyatı, toplardamar ameliyatı, protez penis takılması, vakum- sıkma araçları ve psikoterapi sayılabilir.

Psikoterapi işe yarıyor mu?
Sertleşme sorunu vakalarının önemli bir kısmında psikolojik ve/veya ilişkiyle ilgili unsurlar söz konusudur. Tedaviye başlamadan önce bu sorunlarla ilgilenilmesi gerekebilir. Psikoterapi, hastaların cinsellik alanındaki güvenini artırmayı amaçlar, çiftlere cinsel uyarımı artırmaları ve cinsel hayatlarının renklenmesi için tavsiyelerde bulunur.

İlaçlı tedavi nasıl uygulanıyor?
İlk önce ağızdan alınan ilaçlar önerilir. Bunlar faydasız olduğunda hasta kendi penisine (intrakavernozal) ilaç zerk eder ve/veya vakum ereksiyon cihazı kullanır.

Sertleşme sorunu yaşayan kişi cinsel ilişkiye girmeden önce penisine sertleşme sağlayacak özel bir iğne yaparak, cinsel ilişkiye hazır oluyor. Bu tedavi belirli durumdaki kişilere uygulanıyor. Mesela, prostat kanseri olan bir kişi bu yöntemi rahatlıkla uygulayabiliyor. Bu yöntem tedaviden çok, kişinin kendi kendine ereksiyon sağlayamadığı durumlarda cinselliği yaşaması amacıyla kullanılıyor. İğneler dolmakaleme benziyor. İğneyi hasta partnerinden gizli yapabiliyor. İlişkiye girmeden 15 dakika önce partnere belli etmeden yapılan iğne, sertleşmeyi sağlıyor ve bu sertleşme yaklaşık iki saat sürüyor. İdrar yolundan ilaç ise iğne benzeri bir uygulamadır. Hasta idrar yolundan bir tüp ilaç sıkıyor ve bu sayede sertleşmeyi sağlıyor. Bu ilacı sıktıktan kısa bir süre sonra sertleşme başlıyor ve yaklaşık yarım saat sonra son buluyor. Vakumla sertleşmenin etkisi ise, tıpkı iğne ve idrar yoluyla sıkılan ilaç gibi, belirli bir süre devam ediyor.

Geri Ok Geri Dön


YORUM YAZ


E-postanız Yayınlanmayacaktır.

Karakter Kaldı

BU KONU HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

ömer
cinsel sorun olarak erkeklerde genelde hiç bir sorun yoktur cinselliği yanlış kişilerle denemeye kalkan bilinçsizler vardır. ayrıca cinselliği eşinden başkasında denemek suçtur o yüzden doğru seçimi bekleyin bence